, , , ,

İmkansızın Şarkısı / Haruki Murakami Kitap Yorumu + Alıntılar

İMKANSIZIN ŞARKISI
Özgün Adı: Noruvei No Mori
Yazar: Haruki Murakami
Yayınevi: Doğan Kitap
Goodreads Puanı: 4.03
Sayfa Sayısı: 374
Arka Kapak Yazısı:
"68'in esintilerini taşıyan üniversite hayatı ile müziğin muhteşem bir harmanı. Sonsuz bir sevecenlik ve şiirsellik, yoğun bir erotizm. İmkansızın Şarkısı, genç bir adamın güçlüklere birlikte göğüs germe umuduyla ilk aşkına geri dönüşünün olağanüstü hikayesi. Salinger ve Fitzgerald etkisi taşıyan romanda, Murakami'nin yaşamöyküsünden yansımalar da var."

***

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlerle okuduğum ilk Haruki Murakami kitabının yorumunu paylaşacağım.

Haruki Murakami eminim ki hepinizin duyduğu yazarlardan biridir. İnternette çokça önüme düşen alıntılarıyla, kitaplarının ilgi çekici konularıyla ve açıkçası kitap kapaklarıyla bile ilgimi fazlasıyla çeken bir yazardı. Ancak okumaya hangi kitabıyla başlamam gerektiği konusunda biraz tereddütlüydüm. Eğer ağır bir kitabıyla başlarsam, sevebileceğim diğer kitaplarını okumayacağımı biliyordum. Bu yüzden başlangıcı doğru bir şekilde yapmak önemliydi.

Eğer birkaç siteye bakarsanız Murakami'nin kitaplarının doğaüstü olan ve gerçekçi olan romanlar olmak üzere ikiye ayrıldığını göreceksiniz. Ben bu iki seçenekten ilk olarak gerçekçi olanlarla başlamak istedim ve genellikle önerildiği üzere Murakami okumaya İmkansızın Şarkısı ile başladım. Başka hiçbir kitabını okumadığım için bu karar ne kadar doğru bunun hakkında yorum yapamayacağım. Ama yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlandığım düşünülürse yerinde bir karar olmuş gözüyle bakabiliriz.


İmkansızın Şarkısı en basit tanımıyla bir ilk aşk kurgusu. Olaylar ana karakterimiz Toru Watanabe'nin uçakta The Beatles'ın Norwegian Wood şarkısını duyması ve bir anda yeniden üniversite yıllarına gidişiyle Naoko'yu hatırlamasıyla başlıyor. Toru'nun en yakın arkadaşı Kizuki'nin intiharı ile başlayan ana tema ölüm üzerinden kurgu ilerliyor ve birçok yeni karakter ve bu karakterlerin de hikayeleriyle çeşitleniyor. 

Söylemem gerekir ki ben kitabı okumaya başladığımda konuyla ilgili bunları dahi bilmiyordum. Ciddi anlamda hiçbir şey bilmeden kitabı satın alıp okumaya başladım. Bir yerde iyi ki o şekilde oldu diyorum. Çünkü kitapların konusu hakkında hiçbir şey bilmeden okuduğumda her şey sürprizmiş gibi oluyor ve bu daha eğlenceli bir okuma serüveni demek.

İmkansızın Şarkısı, ölüm temasından gelişen bir kitap. Bunu kitabı okuduğunuzda daha net anlayacağınızdan eminim. Zaten kitabın bu kadar ölümü işaret ediyor oluşu, sonunu daha kitabın ortalarındayken tahmin etmenize de sebep oluyor. Ama ne kadar sonunu tahmin ettiysem de kitabı o sona taşıyan her detayı çok sevdim.

İmkansızın Şarkısı, benim için okuması zor bir kitap oldu. Anlatım gerçekten farklıydı. Kurguyu, karakterleri sunuş biçimi bence titiz bir çalışma gerektiren tarzdaydı; okuyucu için de dikkatli bir okuma yapması demekti tabii ki. İmkansızın Şarkısı'nın en büyük şansı onu tatilde okumamdı hiç kuşkusuz. Çünkü tatilde o güneşin altında ısınmış telefonuma bakmaktansa kitap okumak daha ilgi çekici bir seçenekti. Normalde övüneceğim bir gün sayısı olmasa da kitabı üç günde bitirdim. 

Kitap gerçekten güzeldi. Dediğim gibi oldukça titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu okurken anlayabilirsiniz. Konu çok karmaşık ve ağır değildi. Ama kitabı ağırlaştıran hiç kuşkusuz Murakami'nin üslubuydu. Fazlaca betimleme dolu bir kitaptı. Yalnızca çevre tasvirinden bahsetmiyorum. Kitaba giren her karakterin kendi hayat hikayelerini okuyoruz ve hepsi de ana tema olan ölüme bir şekilde bağlanıyor; zaten kitabı güzel kılanda buydu benim gözümde. Havada kalan ayrıntı ya da karakter yoktu. Üslup ağırlaştırdı desem de alıştığınız anda kitabın nasıl bittiğini anlamayacağınızdan da eminim. 

Murakami'nin cinselliğe kitaplarında sıkça yer veren bir yazar olduğunu birkaç kez duymuştum, okumuştum. Blogda kitaplarda, cinselliğin ön plana çıkmasından -ana kurgunun önüne geçmesinden- hoşlanmadığımı çokça kez yazmışımdır. Durumun Murakami'de de böyle olmasından korktum açıkçası. Ama nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde kitapta cinsellik fazlasıyla bulunmasına rağmen ana kurgunun önüne geçmedi ve bu yüzden de kitaptan soğumadım. Ama şunu da söylemeden geçmeyeyim, kitabı okuyanlar beni anlayacaktır: sizce de o sondaki olaya gerek var mıydı? Sebebi neydi cidden? Üzerine düşündüğümü itiraf etmeliyim, kurgunun neresinde yeri var diye ama bana her seferinde gereksiz geldi ne yazık ki. Yine de sırf bunun için yıldız kıracak değilim.

İmkansızın Şarkısı, sakin ilerleyen kurgusu, Murakami'nin eşsiz anlatımı ve sizi sarsma potansiyeli yüksek sonuyla, benden kitap önerisi isteyen herkese direkt önerebileceğim kitaplardan. Yazının sonuna da birkaç tane alıntı bırakıyorum, kitabı okuma motivasyonunuzu arttıracağını umuyorum.

Umarım yazıda kitabı beğenme düzeyimi sizlere güzel bir şekilde size aktarabilmişimdir çünkü çok sevdiğim kitaplar hakkında yazdığım yazılara dönüp baktığımda altını istediğim gibi dolduramadığım yerler olduğunu fark ettim. Özellikle çok çok beğendiğim kitapların yorumlarını artık daha özenli yazmaya çalışacağım. 

İmkansızın Şarkısı'yla ve diğer Haruki Murakami kitaplarıyla ilgili düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Sizce bir sonraki Murakami kitabım ne olmalı, her türlü öneriye açığım.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka bir yazıda görüşmek üzere!
Puanım: 5/5!

ALINTILAR
-- Bana burada bulunma nedenimizin, çarpık yanımızı düzeltmek değil, onu kabullenmek olduğunu; çünkü problemlerimizden birinin de bir problemimiz olduğunu fark etme ve kanıksama eksikliği olduğunu söyledi.

-- Hiçbir gerçek, bir sevdiğimizi kaybettiğimiz zaman duyduğumuz kederi gideremez. Hiçbir gerçek, hiçbir samimiyet, hiçbir güç, hiçbir nezaket bu acıyı geçirmiyor. Tek yapabileceğimiz şey, üzüntüyü sonuna dek yaşamak ve sonunda bundan bir şey öğrenmek, ama her ne öğrenirsek öğrenelim, bir sonraki beklenmedik üzüntüde bir yardımı olmuyor.

-- Bana kıvılcımları tükenmekte olan bir ruhun son çırpınışlarını düşündürüyordu. O ışığa destek olup ellerimle korumak isterdim. Tıpkı Jay Gatsby'nin her gece karşı yakadaki o küçük ışığı seyretmesi gibi, ben de uzun süre o küçük, titrek alevi seyrettim.


Share:

2 yorum:

  1. Bu kitabı on yıl önce üniversitede hocamız sorumlu tuttuğu için okumuştum. O zamanlar yazar bu kadar popüler değildi. Sonradan aldı başını gitti :-)Maalesef kitapla ilgili pek bir şey hatırlamıyorum. Yazarın diğer kitaplarından okumak istediklerim var ama.

    Bu arada blogunun görüntüsünü mü değiştirdin? Bu hali hoşuma gitti :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle bir kez daha okumalısın, gerçekten güzel bir kitaptı. Yazarın her kitabının konusu çok ilgi çekici, her kitabını okumak istiyorum ben de.

      Evet, bir kez daha değiştirdim. Bu hali benim de çok hoşuma gitti, teşekkür ederim :)

      Sil