Kayıtlar

jane austen etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mayıs 2020 | Neler Okudum, Neler İzledim?

Resim
Herkese yeniden merhaba! Haziran ayının ortasına geldik ama ben mayıs yazısını ancak hazırlayabiliyorum. Ama mayıs ayının kayıp olmasındansa geç olmasına rağmen bir yazı paylaşmak istiyorum. Reading slump beraberinde blog yazma motivasyonumu da etkiliyor diyebilirim. Öyle ki başladığım 30 günlük kitap challenge yazılarını bile hazırlamayı sürekli erteliyorum. Ayın en başında Jane Austen'dan Akıl ve Tutku 'yu okudum. Çok çok beğendim. Şu ana kadar Austen'dan okuduğum en iyi kitaptı. Her sayfası dolu doluydu, hiç sıkmadı diyebilirim. Okuyucusunu çok meraklandıran, sonraki bölümler için fazlasıyla heyecanlandıran ve en önemlisi şaşırtabilen bir kitaptı. Kitaplığımın en değerlilerinden oldu diyebilirim. Daha detaylı yorumumu ve kitaptan alıntıları incelemek için  tıklayabilirsiniz. Akıl ve Tutku'dan sonra mayıs ayı benim için kitap seçmeye çalışmakla geçti diyebilirim. Elime neyi alsam yirmi, otuz sayfadan fazlasını okuyamadım. Aslında aklımda Mrs. Dalloway'i oku...

Akıl ve Tutku / Jane Austen Kitap Yorumum #kom2020

Resim
Herkese yeniden merhaba! Bir başka Jane Austen kitap yorumuyla karşınızdayım. Akıl ve Tutku benim en merak ettiğim Jane Austen kitabıydı. Genellikle çoğu kişinin favorisiydi ve en başarılı görülen eseri olduğunu duymuştum. Bu yüzden merakım çok artmıştı. Daha önce okuduğum Gurur ve Önyargı'ya çok bayılmamış, Emma'yı çok sevmiş ve Northanger Manastırı'nı neredeyse hiç beğenmemiştim. Ama Akıl ve Tutku'yu çok beğeneceğimden emindim. Akıl ve Tutku, birbirinden oldukça zıt iki kız kardeş olan Elinor ve Marianne'i anlatıyor. Onların karakterlerini, aşklarını, çevreleriyle olan ilişkilerini okuyoruz. Tema açısından klasik bir Jane Austen kitabı denebilir. Dönemin şartlarında evlilik, bu evliliğe ana karakterlerimizin kişiliklerinin dahil oluşu, karakterlerimizin yeni çevrelere girişi ve evliliğin biraz da maddi kısmının getirdiği zorluklar. Ana karakterlerimizden Elinor Dashwood, kardeşinin aksine daha sağduyulu, sessiz sakin ve kitabın adındaki akılı temsil eden ka...

Mart 2020 | Okuduklarım, İzlediklerim

Resim
Herkese yeniden merhaba! Karantinaya alışmakla ve gergin bir gündemle geçen mart ayı, okumak anlamında pek de verimli olmadı. Evde kalmaya başladığımız sürenin ilk başlarında, ne yapacağıma bir türlü karar veremediğim, fazlasıyla gergin hissettiğim bir hafta geçirdim. Ama elbette ki bu yeni ve kısa süre içinde geçmesini dilediğim düzene de alıştım. Uzaktan eğitim derslerimin başlamasıyla da hayatım biraz daha düzene girdi diyebilirim :) Mart ayında, önce Kralların Çarpışması kısım ikiyi bitirdim. Buz ve Ateşin Şarkısı dünyasını ne kadar sevdiğimi birçok kez belirttim. Oldukça keyif aldığım, içerisinde ana hikayesinin dışında birçok hikaye bulabildiğim, biraz karmaşık ama oldukça keyifli bir dünya. Seride ilerdikçe artan hikaye çokluğu, tanıdığımız yeni hanedanlar, öğrendiğimiz yeni efsanelerle okuma serüvenim daha da keyifli bir hal aldı. Kralların Çarpışması'nın iki kitabından da detaylıca bahsettiğim yazım için  tıklayabilirsiniz. Kralların Çarpışması'ndan sonra açıkça...

Northanger Manastırı / Jane Austen Kitap Yorumum #kom2020

Resim
Herkese yeniden merhaba! Jane Austen'ın yazmış olduğu ilk roman ve benim kendisinden okuduğum üçüncü romanı Northanger Manastırı hakkında konuşacağız bugün. Northanger Manastırı, Catherine Morland isimli ana karakterimizin, varlıklı komşuları Mr ve Mrs Allen ile Bath'a seyahati ile başlıyor. Catherine Bath'ta ileride yakın arkadaşı olacağı Isabella ve Tilney ailesi ile tanışıyor ve kitabın ikinci yarısında ise Tilney'ler ile birlikte Northanger Manastırı'nda kalmaya gidiyor. Konuyu bu şekilde özetleyebilirim. Northanger Manastırı, ana karakterimiz Catherine yüzünden çok da beğendiğim bir kitap olmadı. Sürekli gizemli bir olay arayan, her şeyi olduğundan farklı kurgulamaya eğilimli bir karakterdi. Catherine'in Tilney'lerle birlikte Northanger Manastırı'na gitmesiyle bunu daha çok gördük ve kitaptan kopmamın en önemli sebebi de zaten buydu. Manastırı okuduğu kitaplardaki gibi her kapı ardında bir gizemle hayal etmiş, her aile üyesiyle ilgili bir sır...

Şubat 2020 | Okuduklarım, İzlediklerim + Okuma Listem

Resim
Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlere şubat ayında okuduklarımdan ve de bir tane filmden bahsedeceğim. Şubat ayımı yeni okul dönemine adapte olarak, ders kitaplarını toparlayarak ve dönemin yoğunluk ve zorluğuna şaşırarak geçirdim diyebilirim. Bu süreçte de okuyabildiğim kadar kitap okumaya çalıştım. Aya Fransız Teğmenin Kadını ile başladım aslında ama okul açılmadan Illuminae Dosyaları'nı bitirmek gibi bir hedefim olduğu için Fransız Teğmenin Kadını'na ara verip Obsidio 'yu okudum. Çok keyif aldım. Serinin en durgun kitabıydı ama iki kitaptır beklediğimiz yüzleşmenin yaşanmasından hemen önceki duyguların aktarımı harikaydı. Durgun diyorum ama bu kitapların durgunluğu, her zaman okuduğum kitapların ' çok olaylı 'lığına eşit diyebilirim. Seri bitti, keşke hiç bitmeseydi ama güzel bir final yaptı. En sevdiğim seriler arasına girdiğini söyleyebilirim. Detaylı yorumum için de  tıklayabilirsiniz. Obsidio'yu bitirdikten hemen sonra yeniden Fransız Teğmenin K...

Kasım Ayında Okuduklarım | Emma, İdam Mahkumunun Son Günü, Taht Oyunları

Resim
Herkese yeniden merhaba! Aylık okuduklarım yazılarına 2020 yılında yeniden başlamam gerektiğini düşünürken, bu ayı bir kitapla kapatmamış olduğumu fark ederek kasım ayı içinde okuduklarımı genel olarak yazabileceğim bir yazı hazırlamaya karar verdim. Puanım: 4/5 Kasım ayında bitirdiğim ilk kitap Taht Oyunları oldu. Ne kadar sevdiğimden uzunca bahsettiğim bir yazı paylaştım.  Tıklayarak  o yazıya bakabilirsiniz. Şöyle söyleyebilirim ki dizisinden binlerce kat daha iyiydi kitabı okumak; ki arada büyük farklılıklar olmamasına rağmen. 2020'de serinin bütün kitaplarını okumak istiyorum. Elimde ikinci kitabın ilk kısmı var. İkinci kısmı alıp hemen okumak istiyorum onları. Çok kalın ve bir sürü kitaba sahip olması beni germiyor açıkçası. Okuduğunuzda anlayacaksınız, oldukça akıcı bir kitap. İkinci kitabım Jane Austen'dan Emma. Buna ayrı bir yazı hazırlamadım çünkü hakkında bahsedebileceğim çok fazla bir şey yok. Gurur ve Önyargı'yı okuduğumdan beri çok merak ettiğim bir ...

Kitap Alışverişim | kitayurdu

Resim
Herkese yeniden merhaba! Kendime uzun zamandır çok fazla istediğim, çok merak ettiğim harika olacaklarını şimdiden bildiğim kitaplar aldım ve bunları tabii ki sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım keyifle okursunuz. Öncelikle alışverişimi kitapyurdu'ndan yaptım. Daha önce hiç Kitapyurdu'ndan alışveriş yapmamıştım şaşırtıcı bir şekilde. Bu sefer de birkaç sitede aynı alışverişi oluşturduğumda en ucuzu Kitapyurdu olduğu için burayı tercih ettim. Kitaplarımda hiçbir hasar yok. Ve hızlı denebilecek bir şekilde geldi. Siparişi salı günü öğleden sonra vermiştim. Cumartesi sabah kargom elime ulaştı. Daha önce daha çok beklediğim siteler olduğu için bu gayet iyi geldi. Aldığım ilk kitap Victor Hugo'nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü isimli kitabı. Uzun zamandır istediğim övgüsünü -tabii ki- çok fazla duyduğum bir kitaptı. İnce bir kitap olması da açıkçası beni gayet sevindiriyor. Son zamanlarda biraz fazla kalın kitaplar okudum. Bir ay içinde bir sürü kitap okumayı özledim...

Gurur ve Önyargı / Jane Austen Kitap Yorumum

Resim
Herkese yeniden merhaba! Bugün, belki de tüm dünyada severek okunan oldukça bilindik bir klasiğin yorumuyla sizlerleyim. Kitabımız Gurur ve Önyargı! Gurur ve Önyargı, bir aşk kitabıydı. Aslında tamamen aşk da diyemem. Duygularla ilgili bir kitaptı evet ama bundan ziyade dönemin şartlarına, farklı sınıflarda bulunan insanlara, sınıf farklılığına ve bunların evliliğe olan etkilerine de değiniyordu. Tabii asıl göze çarpan kısım Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy'nin aşkıydı. Karakterleri sevdim diyemem. Elizabeth'i en başlarda sevmiş olsam da bir yerden sonra (Mr. Darcy'de etkilenmeye başladıktan sonra) sinir olmaya başladım. Mr. Darcy ise nötr olduğum bir karakterdi. Kendisinin diğer insanlara itici gelen özelliklerinin sebebini anlayabiliyordum bu yüzden de kendisinden çok nefret edememdim. Ama insanların Mr. Darcy'e ölüp bitmesine de pek anlam veremedim. En çok sevdiğim karakter Mr. Bennet oldu. Onun ailesine, özellikle karısına, karşı olan eleştirel bakış açısına bay...