3 Mart 2016 Perşembe

Veliaht Prenses / Kiera Cass Kitap Yorumum

(Kitap, Selection serisinin son kitabı olan Sonsuza Dek'in sonuyla ilgili spoiler içerir. Eğer Sonsuza Dek'i okumadıysanız, kitabın sonuyla ilgili spoiler almamanız için, kitabın arka kapağını bile okumamanızı öneririm!)
VELİAHT PRENSES
Özgün Adı: The Heir
Yazarı: Kiera Cass
Yayınevi: DEX
Goodreads Puanı: 3.90
Sayfa Sayısı: 341
Ara Kapak Yazısı:
"Prenses Eadlyn, annesiyle babasının peri masalına benzeyen aşk hikayesini dinleyerek büyüdü.
Ancak kendisinin bu peri masalını tekrarlamaya pek niyeti yoktu.
Ne yazık ki, ülkede büyük bir kaos yaşanmaya başlayınca, bir prenses düğünüyle halk sakinleştirilmek istendi. Ve piyango, tahtın varisi büyük çocuk olan Eadlyn'a vurdu!
Seçim kaçınılmaz olunca, Eadlyn otuz beş adayı saraya davet etmeye mecbur kaldı. Annesi America da Prens Maxon'un kalbini yirmi yıl önce böyle bir Seçim'de kazanmıştı.
Tüm ülkenin sorumluluğunu alacak, geleceğin kraliçesi Eadlyn kolay kolay pes etmeyecekti."
***
Herkese yeniden merhaba! Bloga yazı yazmayı gerçekten çok özlemişim doğrusu. Umarım sizler de blogda yeni bir şeyler görmekten memnunsunuzdur. Uzun bir süredir ne doğru düzgün kitap okuyabildim ne de blogla ilgilenebildim; bunun nedeni yaşadığım bazı üzücü olaylar ve okulumun yoğunluğuydu.
Şimdi, bugünkü konumuza gelirsek; Veliaht Prenses! Ben Selection serisinin büyük bir hayranıyım. Seriyi gerçekten çok fazla seviyorum. Tekrar  okuduğum her an, ilk okuduğumdaki zevki ve heyecanı yaşadığım yegane serilerden. Eğer bu seriyi ve yorumumu merak ediyorsanız; Beni SeçElitSonsuza Dek. İsimlerin üzerine tıklayarak, yorumlarımı okuyabilirsiniz.
Veliaht Prenses, yazar kitabın haberini verdiğinden beri çok fazla merak ettiğim ve okumak için sabırsızlandığım bir kitaptı. Anlayacağınız beklentim zirvede ve bu beklentim harika bir şekilde karşılandı.
İlk olarak, kitabın konusundan bahsedeyim. America ve Maxon'ın ikiz çocuklarından biri olan Eadlyn'ın bakış açısından anlatılıyor kitap. Eadlyn, ikiz kardeşi Ahren'dan (aka dünyanın en harika prensi) tam yedi dakika büyük ve bu yedi dakika onu geleceğin kraliçesi yapıyor. Kitap, halkın bazı konularla ilgili başkaldırması ve ülkedeki sorunların artmasıyla başlıyor ve bir çözüm üretene kadar halkın dikkatinin başka yöne çekilmesine karar veriliyor. Bu da Eadlyn'ın kendine uygun bir eş bulması amacıyla bir Seçim düzenlenmesiyle sağlanacaktır. Tabii bu Seçim, Maxon'ın seçimi gibi olmayacak çünkü Eadlyn bu seçime hiçbir şekilde sıcak bakmıyor; yalnıza ailesinin ısrarı ve ülkesinin durumu için kabul ediyor.
Konu, Eadlyn'ın seçime olan isteksizliğinden gelişiyor. Seçime beklemediği birileri ve umduğunun dışında onu biraz olsun etkileyen -yine de bir eş olarak kimse Eadlyn'ı tam olarak etkileyemiyor- adaylar Saraya geliyor.
"Cesur olurken feminen de olabilirsin. Önderlik ederken çiçekleri de sevebilirsin."
İlk olarak kitabı bu kadar beğenmemin sebebi hiç kuşkusuz Eadlyn'in feminen tavırları. Ülkesini yönetmek için bir erkeğe ihtiyaç duymayışı da bana göre onun gerçek bir kraliçe olduğunu gösteren bir özellik. Ancak her karakterde olduğu gibi Eadlyn'ın da hoşuma gitmeyen tavırları oldu çünkü Eadlyn, hiç kuşkusuz oldukça kibirli birisi. Kitabı okumadan önce Eadlyn'ın şımarık bir karakter olacağını tahmin ediyordum ama bu kadar ukala ve kibirli olacağını tahmin etmezdim. Bu kibirli ve ukala tavrını ilk olarak Seçim'e katılan erkeklerden birisiyle konuşurken net bir şekilde görebilirsiniz. Aday, ona eskiden ailesinin İki olduğunu ve bunun gayet etkileyici olduğunu düşündüğünü söylüyor. Eadlyn ise eskiden Bir olan bir babaya sahip olmak kadar etkileyici olmadığını söylüyor. İlk okuduğumda oldukça güldüğümü hatırlıyorum.
Eadlyn'ı geçip diğer favorime gelirsek; Prens Ahren! Yahu America ve Maxon'ın oğlundan bahsediyoruz zaten harika olmama gibi bir şansı yok ama bu kadar olmaz. O kadar çok sevdim ki nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Bir kere Ahren dünyanın en harika erkek kardeşi olabilir. Eadlyn ile olan konuşmaları ve tavrı oldukça tatlıydı. Ayrıca Ahren, fotoğraf çekmeyi çok seven bir karakter ve bu onu daha da harika bir karakter yapıyor. Ahren, hayatınızda olmasını isteyeceğiniz türden birisi. Hem çok harika bir yakın arkadaş olabilir hem de harika bir aşık!
*çıldırmak temalı bir fanart*
Ve geldik adının geçtiği her sayfada çıldırdığım, Eadlyn ile çılgınlar gibi shiplediğim beyefendiye; Kile! Eğer kitap hakkında kısa bir araştırma yaptıysanız veya Eadlyn için saraya gelecek olan kişilerin isimlerine baktıysanız Kile'ı biliyorsunuzdur ama ben burada soyadını söylemek istemiyorum, büyüsü bozulmasın. Kile yüzünden Seçim'de bulunan diğer hiç kimseye bir şans veremedim, öncelikle bunu söyleyeyim. (çünkü Kile mükemmel) Eadlyn kimle görüşse, 'Kile ile görüşür müsün artık!' diye kendi kendime çıldırıyordum. Kile'ın mimarlığa çok büyük bir ilgisi var ve bu konu hakkında Eadlyn ile konuştukları bir bölüm var. Orada Kile benim için zirveye ulaştı diyebilirim. Mimarlığa çok büyük bir ilgim olmasa bile Kile bundan bahsederken sanki yanında Eadlyn yokmuş da ben varmışım gibi hissetmiştim, bu yüzden de o bölüm benim için çok özel. Kile'ın Ahren ile yarışacak bir harikalığı var ama Ahren prens olduğu için tabii ki zirvede!
America ve Maxon'a gelirsek... Şimdi, Sonsuza Dek'in sonunda bıraktığımız America ve Maxon'ı alıp çocuklarının olduğu yıllara götürün; ikisinde de hiçbir değişiklik yok. Sonsuza Dek'te bıraktığımız o aşık çift, yıllar sonra bile hala aynı. Biraz daha olgunlar tabii. Ama yine de okurken kendi Seçimleri sırasında başlarına gelen olaylar gözünüzün önünden geçmiyor değil.
America & Maxon
Karakterler yukarıda bahsettiğim gibi mükemmeldi. Sevmediğim bir karakter olmadı. Olay örgüsü olması gerektiği gibiydi. Klasik bir Kiera Cass kitabı olduğunu söyleyemem bence anlatım açısından diğer kitaplara göre birkaç tık üsteydi. Eadlyn'ın düşünce tarzı okuyucuya çok iyi geçiyordu diyebilirim.
Sonuç olarak Veliaht Prenses benim için çok güzel bir kitaptı. İkinci kitap olan The Crown için sabırsızlanıyorum. The Crown, Eadlyn'ın hikayesinin finali olacak ve benim hiçbir tahminim yok. Çok farklı şeyler  olacakmış gibi hissediyorum ama umarım olmaz ve Kile'ı seçer! Kile'ı seçmezse sıkıntı aşırı büyük. Eğer bundan önceki üç kitabı okuduysanız ve beğendiyseniz Veliaht Prenses'i beğenmemeniz için hiçbir sebep yok.
Kitabı okuduysanız yorumlar kısmında benimle yorumlarınızı paylaşırsanız çok sevinirim. Başka bir yazıda görüşmek üzere!
Veliaht Prenses için puanım; 5/5!

POPULAR POSTS