2 Temmuz 2017 Pazar

# burcu büyükyıldız # cezayir menekşesi

Cezayir Menekşesi + Çilek Mevsimi / Burcu Büyükyıldız Kitap Yorumum

CEZAYİR MENEKŞESİ & ÇİLEK MEVSİMİ

Kitabın Adı: Cezayir Menekşesi
Yazar: Burcu Büyükyıldız
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 524
Arka Kapak Yazısı:  
Kuzey Doğan, gri gözleri ve sert duruşuyla kadınları fethedip, mesleğinde fırtınalar estiren, hırslı ve korkusuz bir avukattı. Kalbini ısıtmayı hiç kimse başaramasa da, karanlık bir gecede gördüğü ışıltılı bakışlar soğuk duvarlarının ardında bir yangın başlatmıştı. Güzelliği ve zekâsıyla herkesi kendine hayran bırakan Selin Soydan, âşık olduğu adamı baştan çıkarabilmek için yaptığı planların işe yarayacağını sanıyordu. Derinlerinde ne sakladığını bilmediği bir buz dağına çarptığında, korumaya çalıştığı iradesi de paramparça olmuştu.Tutkunun ateşi ikisini de kavururken, Kuzey sahip olduğu kararlılığı ellerinde tutabilecek miydi? Tehlikelerle örülü geçmiş aralarına sızdığında, tutsak edilmiş duygular zincirlerinden kurtulup özgür kalabilecek miydi?
***
Kitabın Adı: Çilek Mevsimi
Yazar: Burcu Büyükyıldız
Yayınevi: Ephesus Yayınları 
Sayfa Sayısı: 510
Arka Kapak Yazısı:
Yağız İlhanlı, hayatının kontrolünü elinde tutmayı seven güçlü ve gizemli bir adamdı. Ateş hattından farksız yaşamını ardında bıraktığını düşünse de, yabancı olduğu aşktan alevler bir adım uzağındaydı. Büyüleyici bir güzel tesadüfen hayatına girdiğinde ise, aralarındaki tutkulu çekime direnmek kolay olmamıştı.Güzelliği, neşesi ve masumiyetiyle etrafındaki her erkeği büyüleyen Mira Aras, mutlu ve kusursuz bir hayat yaşıyordu. Bir bahar günü tanıştığı karizmatik yabancıyla ezberi bozulmuş, pervasızca peşinden gittiği aşk nefes alma sebebi olmuştu. Kaçınılmaz duygular onları kuşatırken, Yağız aşkı imkânsızlığın içinde bulacaktı. Geçmişin gölgeleri mutlu olmalarına izin vermeyecek, ikisi de hoyrat bir ayrılığa esir olacaklardı. Karanlığa saklanmış sırlar aydınlandığında, bir daha gitmemek üzere geri dönen Yağız, terk ettiği kızı aynı bulabilecek miydi? Mira, özlem dolu kalbini özgür bırakabilecek, bir kez daha aşka teslim olabilecek miydi?

***
Herkese yeniden merhaba! Bugün bana göre wattpad'in en başarılı yazarlarından birinin iki kitabının yorumunu sizlerle paylaşacağım. Öncelikle Cezayir Menekşesi ile başlamak istiyorum çünkü ilk olarak onu okudum.
Cezayir Menekşesi'nde, Selin ve Kuzey'in hikayesini okuyoruz. Kuzey yeni evinin dekorasyonu için iç mimar olan Selin'i işe alıyor ve tanışmaları bu şekilde başlıyor. En azından Kuzey'in gözünde tanışma bu şekilde. Ama Selin zaten bu işi alabilmek için planlar yapmış durumda. Selin ve Kuzey bir araya geliyor ve bundan sonrası biraz klişelerle, biraz cinsellikle, biraz da gerçekten özgün bir kurguyla devam ediyor.
Konuyla ilgili söyleyebileceğim çok fazla bir şey yok aslında. Klasik aşk romanı demek istemiyorum ama öyle yani. Belli bir yerden sonra kurgu özgün bir hal alıyor evet ama Selin ve Kuzey ilişkisinin başlama kısmı, ilerleyişi ve aradaki o çok anlamsız ve gereksiz bulduğum ayrılık kısımları klişeydi. Kitabın yarıdan fazlası Selin ve Kuzey'in ilişkisini kurmakla geçmişken kalan kısımda az önce bahsettiğim kitabın özgün olan ve beni ters köşeye yatıran kısmı bana göre az bir sürede işlendi. İlişkilerinin başlangıç evresinden birkaç sahne çıkartılıp, bu özgün kısma ekleme yapılabilir, o kurgu biraz daha uzun işlenebilirdi bence. Ve kitap bu şekilde daha başarılı olabilirdi. Kısa da olsa o kısımları okumak fazlasıyla hoşuma gitmişti çünkü.
Kitabın anlatımı gerçekten çok güzel. Zaten Burcu Büyükyıldız'ın kitaplarını okutan da üslubu. Yoksa üç kitabını birden okuyacağımı sanmıyordum -nedenlerimi bir sonraki paragrafta anlatıyorum, merak etmeyin :) - Betimlemeye doyacağınız, karakter gelişimini görebileceğiniz kitaplar bunlar. 'kötü çocuk&saf kız' kurgularından geçilmeyen kitapçıların Türk yazar kısımlarında Burcu Büyükyıldız'ın kitaplarının diğerlerinden biraz daha farklı olduğunu unutmamanızı öneririm.
Burcu Büyükyıldız bildiğiniz üzere başlarda hikayelerini wattpad'de paylaşan bir yazardı. O zamanlarda severek okuyordum hikayelerini ve gerçekten wattpad'de yazılan çoğu şeyden binlerce kat daha güzeldi. Yazım hatası en az olan hikayeler hep onlardı ve anlatım açısından da çok iyilerdi. Senaryo gibi hikayeler okumuyordum en azından. Şu ana kadar üç tane kitabını okudum ve kendini tekrarlayan çok fazla şey var. Mesela erkek karakterler benim gözümde hep aynı. Belki Sarp (Bir Günah Gibi) diğerlerine göre daha körü körüne aşıktı ya da Kuzey diğerlerine göre daha duygusuzdu en başlarda ya da Yağız (Çilek Mevsimi) daha fedakar. Ama biraz dikkatli baktığınızda hepsinin benzer noktaları daha fazla. Hepsi dediğim dedik erkekler bana göre. Evet çok aşıklar belki ama kısıtlayıcı özellikleri yok da değil ve bu çok rahatsız edici. Durum böyle olunca da açıkçası Burcu Büyükyıldız romanı okuyasım gelmiyordu ama işte dedim ya anlatım gerçekten benim çok sevdiğim tarzda ve üzgünüm ama arada klişeye kaçan aşk romanları okumak 'guilty pleasure' gibi bir şey benim için. Zaten okumak istediklerimin hepsini okudum. Şu an basılı olup da okumadığım Aşk Her Şeyi Affeder Mi kaldı, onu da eğer okuma listemde hiç kitap kalmazsa ya da çerez bir şeyler okumak istersem okurum büyük ihtimalle.
Çilek Mevsimi'ne gelecek olursak. Burada da bizi Mira ve Yağız bekliyor. Konu şu şekilde, Mira bir kafe sahibi ve Yağız bir gün bu kafeye geliyor. Haliyle Mira'dan etkileniyor ve tanışmaları bu şekilde başlıyor. Sonrasında evleniyorlar ve Yağız bir anda Mira'yı terk ediyor. Mira daha bunun acısını atlatamamışken hamile olduğunu öğreniyor. Aradan biraz zaman geçiyor ve Yağız geri dönüp Mira'yı geri kazanmaya çalışıyor falan. Konu bu şekilde.
Çilek Mevsimi'nin ilk halini wattpad'de okumuştum. Yani kurguyu ve genel anlamda neler olacağını biliyordum. Ama basılı halinde değişiklikler olduğunu hele yeni baskı olan Ephesus'ta değişikliklerin fazla olduğunu duyduğum için sırf meraktan alıp okudum. En baştan söyleyeyim çok beğenmedim. Cezayir Menekşesi benim daha çok hoşuma gitmişti.
Kitap yine -klasik olarak- anlatım açısından başarılıydı. Ama karakterler beni pek tatmin etmedi. Şimdi eğer Mira, Yağız'a bu kadar sinirliyse, ki sinirli olamakta sonuna kadar haklı -seneler evvel özgürlüğü için Mira'da ayrıldığını söylemişti Yağız- her şeyi tam olarak bilmeden ve Yağız'ın anlattıkları onu tam olarak tatmin etmeden ona evet dememeliydi; ne kadar aşık olursa olsun. Yağız'ın ilk başta anlattıkları beni tam olarak tatmin etmediği için böyle düşünüyor da olabilirim tabii ama yine de bence Mira da tam olarak tatmin olmamıştı.
Çilek Mevsimi hakkında söylenecek çok fazla bir şey yok. Karakterleri davranışları açısından beğenmedim, yine anlatım bu kadar başarılı olmasa okumayacağım bir kurguydu.
Sonuç olarak Burcu Büyükyıldız başarılı bulduğum bir yazar ama karakterler üzerine bence biraz daha çalışmalı ve artık aynı aileden çıkıp farklı bir şeyler yazmalı. Anlatımının harikalığını sanırım yüzüncü kez söylüyorum.
Eminim ki sizlerde benim gibi arada klişe bir şeyler okumak istiyorsunuz çünkü klişenin anlamsız bir büyüsü var. Böyle durumlarda bu romanları incelemenizi öneririm çünkü klişe okuyorken de kaliteli bir şeyler okumak bence hakkımız.
Siz hangi Burcu Büyükyıldız kitaplarını okudunuz, hangilerini sevdiniz, okuma listelerinizde bu kitaplardan hangileri var? Yorumlarda benimle paylaşırsanız çok sevinirim.
Başka bir yazıda görüşmek üzere!
Cezayir Menekşesi puanım: 4/5!
Çilek Mevsimi puanım: 2/5!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder