Dikenler ve Güller Sarayı & Sis ve Öfke Sarayı / Sarah J. Maas Kitap Yorumum

DİKENLER VE GÜLLER SARAYI & SİS VE ÖFKE SARAYI
Özgün Adı: A Court of Thorns and Roses
Yazar: Sarah J. Maas
Yayınevi: DEX Yayınları
Goodreads Puanı: 4.29
Sayfa Sayısı: 534

Özgün Adı: A Court of Mist and Fury
Yazar: Sarah J. Maas
Yayınevi: DEX Yayınları 
Goodreads Puanı: 4.72
Sayfa Sayısı: 647

***
Herkese yeniden merhaba! En sevdiğim serinin ilk iki kitabıyla ilgili düşüncelerimi, övgülerimi sizlerle paylaşacağım.
Bu kitaplar benim uzun zamandır okuma listemdeydi. Ama çoğu zaman D&R'a gittiğimde ilk kitap olmuyordu. Ama merakım git gide artıyordu. Çünkü konusu çok güzel. Okuduğum yorumlarda gördüğüm kadarıyla karakterler çok aşık olunası. Ve yorumuna güvendiğim insanların da seriden övgüyle bahsetmesi yüzünden bu serinin zaten favorim olacağını daha okumadan biliyordum. Öyle de oldu. Şu anda net bir şekilde söyleyebilirim ki en sevdiğim seri bu.
Feysand
Bir hafta önce her iki kitabı da Bkm Kitap'tan almıştım. Kargo geldiği gibi ilk kitap olan Dikenler ve Güller Sarayı'na başladım. Onu bitirdiğim an hiç vakit kaybetmeden Sis ve Öfke Sarayı'na başladım. Planım arka arkaya okumak değildi aslında. Çünkü son kitap ülkemizde çıkmadı ve ben o kitabın merakıyla yaşayamayacağımı biliyordum. Ama karakterlere, olaya ve dünyaya o kadar alışmıştım ki asla başka bir kitap okuyamayacağımı düşünüp hemen ikinci kitaba başladım. Bir yandan iyi ki hemen okumuşum diyorum diğer yandan keşke bekleseydim diyorum. Yorumlarını aynı postta girmemin sebebini de kısaca açıklamak istiyorum. Kitapları arka arkaya okuduğum için duygularım çok yoğun. Ve aslında favorim ikinci kitap olduğu için ilk kitabın yorumu çok kısa kalırdı. Bu yüzden aynı postta toparlamaya karar verdim.
Öncelikle konudan bahsedeyim. Ana karakterimiz Feyre, ailesinin yaşamak için tek umudu. Ormana avlanmaya gittiği bir gün ise bir periyi öldürüyor. Dünyası o anda değişiveriyor. Ve kendisi peri topraklarında, Bahar Sarayı'nda buluyor.
İlk kitap gerçekten çok güzeldi. İlk giren erkek karakter Tamlin olduğu için ve Feyre'ye mükemmel davrandığı için onu çok sevdim. Feyre zaten mükemmel bir karakterdi. Kitabın başlangıcından
sonuna kadar olan karakter gelişimini çok sevdim. Gerçekten en sevdiğim karakterlerden birisi oldu.
Eğer serinin yorumlarına bakacak olursanız çoğu kişinin Rhysand'dan bahsettiğini göreceksiniz. Kendisi mükemmel karakterimiz. Benim için de 'En sevdiğin erkek karakter kim?' sorusunun yeni cevabı. Dikenler ve Güller Sarayı'nın sonuna doğru kitaba dahil oluyor ama bir anda ana karakter o oluveriyor sizin için. Benim için bütün karakterlerden rol çaldı diyebilirim, kendisine bayıldım. Zaten Feyre ve Rhysand en sevdiğim çift şuan. Sis ve Öfke Sarayı'nı okuduktan sonra aksini düşünmem beklenemezdi zaten.
Sis ve Öfke Sarayı'na gelecek olursak. Konudan bahsetmek istemiyorum spoiler olur diye.
Sis ve Öfke Sarayı, okuduğum çoğu seriyi dahil ederek söyleyebilirim ki en iyi devam kitabıydı. Tamam, Dikenler ve Güller Sarayı çok güzel bir başlangıç yaptı ama Sis ve Öfke Sarayı yüz kat daha iyiydi. Eğer ilk kitabı biraz bile sevseniz seriye bence devam edin. İkinci kitap ilkinin çok çok üstündeydi.
Sis ve Öfke Sarayı'nı bu kadar sevmemin en büyük nedeni kitabın Rhysand ağırlıklı olması. Ve kendisi mükemmelliğini bu kitapla zirveye taşıyor. Bence başka hiçbir karakter onun kadar mükemmel olamaz.
Feyre ise bu kitapta HARİKAYDI! O kadar güçlü ve ne istediğini bilen birisi haline geldi ki bayıldım. Zeki kadın karakter okumayı çok seviyorum. Kitap 640 sayfa ve hiç aptalca bir şey yapmadı ya böyle bir şey olabilir mi? Feyre'yi pamuklara sarmak istiyorum.
Rhysand zaten ilk kitaptan beri favorim. Ama kendisinin asla böyle bir karakter olduğunu düşünmezdim. İlk kitap buz dağının yalnızca görünen kısmıymış onun için. Gece Sarayı Yüce Lordu'nun asla böyle derin birisini olduğuna inanamazdım.
Bu kitapta birkaç tane de yeni karakterle tanışıyoruz. Cassian, Morrigan, Azriel ve Amren. Hepsinin ayrı ayrı hikayelerini öğreniyoruz. Ama eminim mi bu karakterler hakkında öğreneceğimiz -özellikle Amren hakkında- daha bir sürü şey vardır. Hepsini ayrı ayrı çok sevdim. Cassian minik kelebeğim ona da ayrıca aşık oldum.
Blogda çok nadiren yaptığım bir şey yapıp küçük spoilerlı yorum yazacağım. Ama yalnızca ikinci kitap olan Sis ve Öfke Sarayı hakkında olacak. Bunu yapmak istiyorum çünkü bahsetmem gereken şeyler var.
***SPOILER***
İlk olarak kitabın sonunda Feyre ve Rhysand'ın oyunundan bahsetmek istiyorum. Kendileri beni şok içinde bıraktılar. Bir an ne olduğunu anlayamayıp 'hayır feyre ne diyorsun?' diye kafayı yedim.
Sonrasında tabii eşlik bağının kırıldığını anladığımda ve oradaki o anlatım kısmı o kadar kalbimi kırdı ki resmen ağladım. Sonrasında bağa bir şey olmadığını okuduğumda çığlık atmak istedim.
İkinci kitabı okumaya başladığım andan itibaren Feyre ve Rhysand'ın eş olabileceklerini düşünüyordum. Ki eminim bunu okuyan herkes düşünmüştür. Ama Rhysand'ın bu gerçeği ne zamandır bildiği benim için çok büyük şok oldu. Çünkü daha Feyre, Tamlin'le tanışmadan önce bile bunu biliyordu ya bu dünyanın en güzel ve acıklı şeyi resmen. Ve Feyre'nin Gece Sarayı Yüce Leydi'si olması! Hani Yüce Leydi yoktu Tamlin. Rhysand bunu yapmasıyla bile Tamlin'den ne kadar iyi olduğunu kanıtladı bence. Ki zaten öncesinde neler yaptı. Canım Rhysand!
Tamlin'e gelecek olursak. Daha kitabın en başındayken Feyre'yi baskıladığı her an 'Iyy Tamlin' modundaydım. Gerçekten en rezil karakterlerden birisi. En sonda Hybern Kralı ile anlaşması yapması ise kendisinin ne kadar aptal bir karakter olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi zaten. Tamlin'i seven yoktur diye düşünüyorum. Bütün o iyi tavrı lanet kalkana kadarmış, sen ne fenasın Tamlin. Kendisinden nefret ediyorum. Umarım son kitapta Feyre ondan intikamını mükemmel bir şekilde alır. Ianthe'den de intikamını en güzel şekilde alacağına eminim.
Cassian ve Nesta'dan bahsetmek istiyorum. Kitapla ilgili okumadan önce bildiğim tek şey Nesta ve Cassian'ı shipleyen büyük bir kitle olduğuydu. Bu yüzden karşılaştıkları ilk andan itibaren aralarında bir şey olacağını biliyordum. Ama benim için en güzel anları -belki son kitapta daha seveceğim sahneleri olur ama yine de bunu çok sevdim- son sayfalarda Hybern Kralı'nın orada Nesta, kazana girecekken Cassian'ın ona elini uzatmasıydı. Belki okuyanları çok etkilememiştir ama beni anlamsızca etkiledi. Hatta o cümlede bir post-it bile var. Son kitapta umarım bol bol sahneleri olur da doya doya okurum.
***SPOILER***
Feysand
Çok sevdiğim sahnelerden bahsettiğime göre spoilersız yoruma devam edebilirim.
Kitapları sıfır spoilerla okudum ve gerçekten eşi benzeri olmayan bir okumaydı. Bu yüzden okumadan önce tumblr veya acotar wiki sitelerine falan girmeyin. Çünkü net spoiler alırsınız. Kitaplar zaten kolay okunuyor, okuduktan sonra incelersiniz o siteleri. Küçük bir tavsiye.
Şu an son kitap çevrilmediği için koca bir boşluğa düştüm. Çünkü favori serimi buldum ve devam etmek istiyorum. İngilizcesini okumayı düşündüm ama rahat okuyamayacağımı fark ettim incelediğimde. İngilizce kitap okudum daha önce ve kötü bir ingilizcem yok diye düşünüyorum ama rahat okuyamam ve bu kitapları zevk alarak okumak istiyorum. Sürekli sözlüğe bakarak okumak pek de zevkli olmaz. Ama inanıyorum ki DEX Yayınları kısa sürede çıkartacak. Aslında konu DEX olunca ve serilerin devam kitaplarının çıkış hızı düşünüldüğünde pek de umutlu olunmuyor ama olsun. Ben inanmak istiyorum.
Size seriyi ne kadar sevdiğimi net bir örnekle açıklayarak yazıyı bitireceğim. Eğer blogumu takip ediyorsanız bence fark etmişsinizdir. Harry Potter en sevdiğim seri. İkinci olarak da Ruhlar Üçlemesi (Cadıların Keşfi, Gecenin Gölgesi ve Hayat Kitabı) geliyordu. Ama şu an bu seriyi neredeyse Harry Potter'ı geçecek kadar çok sevdim. Ve şu an hangi kitabı okursam okuyayım beğenmeyecek gibiyim çünkü en güzellerini okuduğumu düşünüyorum. Bu yüzden bir sonraki kitabım bayağı şanssız olacak.
Sonuç olarak favori serim oldu. Eğer fantastik kitapları seviyorsanız, seveceğiniz bir seri olacaktır. Bence mutlaka şans verin. Yukarıda da dediğim gibi ilk kitabı çok çok sevmeseniz de -ki seversiniz- ikinci kitaba mutlaka şans verin.
Eğer okuduysanız da lütfen yorumlarda düşüncelerinizi benimle paylaşın.
Eğer sonuna kadar okuduysanız, çok teşekkür ederim. Başka bir yazıda görüşmek üzere! 

Yorumlar

Popüler Yayınlar