Gemina / Amie Kaufman & Jay Kristoff Kitap Yorumu (Illuminae Dosyaları #2)


Herkese yeniden merhaba! Bugün Illuminae Dosyaları serisinin ikinci kitabı Gemina'dan bahsedeceğim. Eğer Illuminae'yi henüz okumadıysanız, yazıda spoiler bulabilirsiniz. Illuminae hakkındaki yorumumu okumak için tıklayabilirsiniz.

Gemina, Illuminae'in bittiği andan yaklaşık 5 dakika sonrasından başlıyor. Bu sefer Hyptia'nın ulaşmaya çalıştığı Heimdall Sıçrama İstasyonu'nda geçiyor kitap. Okuyucuları Hanna Donnelly ve Niklas Malikov karşılıyor. Yani ilk kitaptan farklı ana karakterlerimiz var. Heimdall'da her şey olması gerektiği gibi ilerliyorken aslında onları da büyük bir tehlike bekliyor. Kerenza'ya yapılan saldırının tanıklarını yok etmek için bir özel tim, Heimdall'ı istila ediyor. Hanna ve Nik ise istasyonu kurtarma görevini üstlenmek zorunda kalıyorlar. Ama tek sorunları elbette bu özel tim değil. Karakterlerimizin aralarında konuşmaları, gözlem raporlarını, uyarı yazılarını okuduğumuz ve arada bazı çizimler gördüğümüz, Illuminae gibi bir formata sahip Gemina da.

Gemina'yı Illuminae'den daha çok sevdiğim. En başta karakterlere ısınamasam da olayların başlamasıyla beraber karakterlere ba-yıl-dım! İlk başlarda aşırı klişe ve genç yetişkin kitaplarındaki karakterler gibilerdi. Kady ve Ezra'dan sonra sevememiştim. Ama karakter gelişimlerinin de devreye girmesiyle ikisini de çok sevdim.

Gemina en az Illuminae kadar olaylı. Illuminae'deki her olayı hatırlamıyorum ama temponun ikinci kitapta düşmediğini garanti edebilirim. Hatta sonra 200 sayfasıyla Gemina'yı daha bile çok sevdim. Gemina'da gerginliğin daha üst seviyede olması, karakterlerin hayatının her an tehlikede olması daha olaylı bir kitap okuyormuşum gibi hissettirdi.

Tıpkı Illuminae'de olduğu gibi Gemina'da da bir sürü ters köşeyle karşılaştım. Olayların seyrinin sıkça değişmesi benim bu seriyle ilgili en sevdiğim şeylerin başında geliyor. Tabii dosyalar halinde okumamız da bir diğer sevme sebebim. Ama Gemina'da belli bir yerden sonra gözlem kayıtları özetleri daha çok vardı. Bu da biraz olsun normal bir roman okumaya daha yakın ve daha dolu dolu bir kitap okuyormuş gibi hissettirdi. Zaten sayfa sayısı olarak da Illuminae'den daha fazlaydı.

Gemina benim çok sevdiğim bir kitap oldu. Yıllardır okuduğum üçlemelerde ikinci kitapları genelde sevmem ama Gemina'yı çok fazla sevdim. Obsidio için sabırsızlanıyorum. Ancak kendisi Şubat ayına kalacak. Zaten Gemina'dan daha kısa , yaklaşık 600 sayfa bu yüzden kısa sürede bitireceğimi düşünüyorum. Bu kitaplar öyle kitaplar ki elinize aldığınızda 100 sayfadan az okuyamıyorsunuz. Sürükleyicilik konusunda zirvedeler.

Finallerim bitti, tatile girdim ve bu daha çok okuyabilmem için büyük bir fırsat. En kısa zamanda Fransız Teğmenin Kadını'nın yorumuyla burada olacağım. Illuminae Dosyaları, şu an okuduğunuz kitaplar ve eğer okuduysanız Fransız Teğmenin Kadını hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Puanım: 5/5!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yerdeniz Büyücüsü / Ursula K. Le Guin Kitap Yorumum

Uyku / Haruki Murakami Kitap Yorumum

Kanatlar ve Küller Sarayı / Sarah J. Maas Kitap Yorumum